
Fatih Terim ve Scolari Buluşması
 |
''İstanbul Sport
Veneu 2008'' konferansında Milli Takımlar Teknik
Direktörü Fatih Terim ve Türkiye'nin 2008 Avrupa
Şampiyonası'ndaki rakiplerinden Portekiz'in
teknik direktörü Luiz Felipe Scolari bir araya
geldi.
Boutique Entertainment&Marketing Partners'in
organize ettiği konferansta, açılış konuşmasını
yapan Futbol Federasyonu Başkanvekili Lutfi
Arıboğan, spor ve özellikle futbolda en çok
konuşulan şeyin ekonomi olduğunu belirterek,
''Futboldaki her unsurun markalaştığı ve
markaların büyük ilgi gösterdiği futbol,
ekonomisi büyüyen, dev bir endüstri haline
gelmiş durumda. Kulüpler ve milli takım
düzeyinde başarıların sürdürülmesi için
kaynaklar arttırılmalı'' dedi.
Özellikle kulüplerdeki sponsorluk uzmanlarının
daha fazla yer bulacağını belirten Arıboğan,
''Bu konuda sıkıntı çeken bir ülkeyiz. Bu
nedenle Futbol Federasyonu olarak bu konuda
vasıflı elemanlar yetiştirmek için
üniversitelerle de çalışmalar yapacağız'' diye
konuştu.
-TERİM: ''SCOLARİ'Yİ TÜRKİYE'DE AĞIRLAMAKTAN
MUTLULUK DUYUYORUM''-
Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim,
Scolari'nin iyi bir dostu ve iyi bir arkadaşı
olduğunu söyledi.
Brezilyalı teknik adam ile Milan'ı çalıştırırken
bir akşam yemeğinde tanıştığını anlatan Terim,
''Ben Milan'ın, o da Brezilya Milli Takımı'nın
teknik direktörüydü. Onu Türkiye'de ağırlamaktan
büyük mutluluk duyuyorum. Scolari, Brezilya ile
Dünya Şampiyonu olmuş ve Portekiz'i belli bir
yere getirmiş bir hoca. Portekiz, son Avrupa
Şampiyonası'nın finalisti, 2006 Dünya Kupası'nın
çok önemli takımlarından biriydi'' diye konuştu.
Konferanstaki konuşmasında futbolun dünyanın
tartışmasız en popüler sporu olduğunu vurgulayan
Terim, ''Futbola 'Pazarlamanın harika çocuğu'
ismini koyarak başlamak istiyorum. Futbol,
dünyanın en çabuk, en hızlı büyüyen iş
kollarından bir tanesi. Bu iş kolunda, din, dil,
kültür farklılığı, ülke, kıta, farklı ekonomik
sınıflar hiç fark etmiyor'' dedi.
Futbolda sade oyuncudan bile marka
yaratılabildiğini anlatan Fatih Terim, fazla
özelliği olmayan David Beckham'ın ciddi bir
pazarlama harikası olduğunu söyledi.
Futbolun, marka ve aynı zamanda bir ürün
yarattığını anlatan Terim, ''Play Station gibi
futbola dayanan bir teknolojik ürün, bütün
çocukların hatta büyüklerin de tutkusu haline
geldi. Bir kişi hayatı boyunca topa ayağını
vurmamış bile olsa, play station da futbol
oynayabiliyor. Tabii sonra bize soruyor, bu niye
var, niye yok diye'' diye konuştu.
Dünya ve Avrupa futbol şampiyonalarının
olimpiyatlardan daha fazla ilgi çektiğini, daha
yüksek yayın ve sponsorluk geliri üretebildiğini
kaydeden Fatih Terim, futbolun kazandıkça
kazandıran bir organizasyon haline geldiğini
kaydetti.
Fatih Terim, son olarak, Scolari'nin
konuşmasının sonunda Brezilya ve Portekiz milli
takımlarıyla ilgili seyrettirdiği videoya
gönderme yaparak, esprili bir şekilde, ''Bir
dahaki sefere de ben de Cd'mi koyacağım o zaman
da onu hep beraber izleriz'' dedi.

-SCOLARİ: ''TERİM'İ MİLAN'DA TANIDIM''-
Luiz Felipe Scolari ise Fatih Terim'i Milan'ı
çalıştırırken tanıdığını ve Terim'in İtalya'da
kendisini çok iyi karşıladığını söyledi.
Brezilya Milli Takımı'nı çalıştırırken bazı
Brezilyalı oyuncular hakkında bilgi almak için
Terim ile bir araya geldiğini anlatan Scolari,
''Bazı Brezilyalılar Fatih Terim'in takımında
oynuyordu. Bana oyuncular hakkında bilgi
vermesini istedim. Brezilya dışında çok tanınan
biri değildim. Kendisi çok daha fazla tanınan
bir insandı. Beni çok iyi karşıladı. Milan'da
oynayan Brezilyalı oyuncular konusunda bana iyi
bilgiler verdi. Bu sayede bir dostluk
geliştirdik'' dedi.
Fatih Terim'den övgüyle söz eden Brezilyalı
çalıştırıcı, ''Milan'da Fatih Terim'in oyuncusu
olan Roque Junior Türkiye'ye geleceğimi
söylediğimde, Terim'e çok büyük sevgilerini
gönderdi ve 'Dikkat et, kendisi çok iyi bilir,
hayatını 2008 Avrupa Şampiyonası'nda
zorlaştıracak' dedi. Bir futbolcu bunu
söylüyorsa teknik direktörün ne kadar önemli
olduğunu gösterir'' diye konuştu.
Scolari, Brezilyalı teknik direktörlerin
Avrupa'da fazla başarılı olamamasıyla ilgili bir
soru üzerine, ''Zico ve ben Avrupa'da en çok
bilinen teknik direktörleriz, ama bizim
haricimizde de Avrupa'da kaliteli Brezilyalı
teknik direktörler var. Brezilya'da çok
rahatlıkla teknik direktör olunabiliyor. Fakat
seçimlerinizin kalitesi konusunda çok dikkat
etmelisiniz. Gerek benim, gerek Zico'nun
başarısının devam etmesi bu konuda kapıyı
açacaktır. Kültür farkından dolayı biraz
çatışmalar yaşıyoruz'' şeklinde konuştu.
Brezilyalı teknik direktör, karşılaşma sırasında
yedek kulübesinde yaptığı hareketlerin, doğal,
içinden gelen şeyler olduğunu söyledi.
-SCOLARİ HAYATINI ANLATTI-
Scolari, konferansta hayatını ve nasıl başarıya
ulaştığını fotoğraflar eşliğinde anlattı.
Çocukluğunda yeterli maddi imkanlarının
olmadığını anlatan Scolari, İtalyan asıllı olan
babasının futbol oynamasını desteklemediğini
kaydetti. Çocukken sol ayağının çıplak olduğu
bir fotoğrafı gösteren Scolari, ''Diğer kramponu
sol ayaklı bir arkadaşım kullanıyordu. 40-50 yıl
önce bugünkü futbolcuların imkanlarına sahip
değildik'' dedi.
Bir sene hukuk, sonra fizik okuduğunu ifade eden
Scolari, ''İyi kazanıyorum, fakat çok çalıştım.
Bazen medya, teknik direktörlüğü çok basit bir
şeymiş gibi gösteriyor. Tembellik yapsaydım
bugüne gelemezdim'' diye konuştu.
Brezilyalı teknik direktör, 16 yıl orta saha ve
defans olarak futbol oynadığını belirterek,
''Kariyerimde çok rekorum var. Hayatım boyunca 4
gol attım, hepsini kendi kaleme. Bu yüzden
Guiness Rekorlar Kitabı'na girdim'' dedi.
Scolari, teknik direktörlük yaşamında
Brezilya'da, Suudi Arabistan, Kuveyt ve
Japonya'da çalıştıktan sonra 1998 yılına kadar
uluslararası bir başarısı olmayan Brezilya'nın
Palmerias takımına gittiğini ve Libertadores
Kupası'nı kazandıklarını, sonra da Brezilya
Milli Takımı'na gittiğini söyledi.
Scolari, Brezilya Milli Takımı ile 2002 Dünya
Kupası'nı nasıl kazandıklarını ve stratejilerini
de anlattı. Dünya Kupası'nda Türkiye-Brezilya
maçından bir örnek veren Scolari, ''Bir penaltı
kazanmıştık. Ronaldinho atacaktı, 21 yaşındaydı,
çok gençti, biraz kendine güveni ve yeterince
fiziksel gücü yoktu ve biraz korkmuştu. 2.
yarının 40. dakikasında iç güdüsel olarak
Rivaldo'yu uygun gördük. Çok soğukkanlı ve
tekniği vardır. Topu koydu ve penaltıyı attı.
Brezilya Çin'e karşı 2-1 öndeydi, penaltı oldu,
Rivaldo topu aldı, Ronaldinho'ya verdi. Şimdi
sen atacaksın bunu dedi. Önemli değil atamasan
da biz zaten kazanıyoruz dedi. Ekip ruhunu ve
arkadaşını düşündü. Ronaldinho da golü attı. Bu
ekiptir, grup çalışmasıdır. Çok büyük
futbolcular vardır, ama takım ruhuna sahip
değildir. Luis Figo en katılımcı, en fazla ekip
ruhunu taşıyan futbolcudur'' diye konuştu.
Portekiz Milli Takımı'nda kendi dönemindeki
değişimi de anlatan Scolari, şunları söyledi:
''Yunanistan-Portekiz 2004 Avrupa Şampiyonası
finalinde kaybettik. Neden? 8 Portekizli
futbolcu daha meşhurdu Yunanlılara göre. Fakat
Yunanların takım yardımlaşması daha iyiydi. Grup
içinde bizde bireysellik vardı. Teknik olarak
biz iyiydik, fakat onlar kollektif futbol
anlayışını daha iyi yansıttılar. 2006 Dünya
Kupası'nda da iyiydik. Brezilya'da futbol
hayattır, Avrupa'da biraz daha farklıdır. Milli
takım renklerine daha fazla değer vermek
gerekiyor. Milli marşı birlikte söylemek,
pozitif elektrik vermek, milli marşla rakibin
karşısında dimdik durabilmek önemli. Ben bu
şekilde Portekiz'de başarılı olduğumu
düşünüyorum.
Bütün metotlara güvenirim. Fakat bazen sonuç
vermeyebilir. Her zaman ikinci plan olmalı. Ön
görmedik bir şey olursa kendimizi hazırlarız ve
bir fırsat varsa onu değerlendirmek için
bekleriz. Harekete geçmezsek hiçbir şey olmaz.''
Bu arada, katılımcılardan 700 Avro alındığı
konferansta, salonun yarısının boş olduğu
görüldü.

-TERİM-SCOLARİ BULUŞMASI...
2008 Avrupa Futbol Şampiyonası finallerinde aynı
grupta yer alan ve ilk maçlarını birbirleriyle
yapacak olan (A) Milli Takım'ın teknik direktörü
Fatih Terim ile Portekiz Milli Takımı'nın teknik
direktörü Luiz Felipe Scolari, İstanbul'da bir
araya geldi.
Ceylan Intercontinental Oteli'nde
gerçekleştirilen ''İstanbul Sports Venue 2008''
konferansına konuşmacı olarak katılan Fatih
Terim ve Luiz Felipe Scolari, daha sonra basın
toplantısı düzenlediler. Medya mensuplarının
sırayla sorularını yanıtlayan iki tecrübeli
teknik adamın oldukça samimi diyalogları da
dikkat çekti.
Milli Takım oyuncularının, Antalya'da
gerçekleştirilen organizasyonun ardından lig
yorgunluğunu hala üzerlerinden atamadıklarını,
bazı oyuncularının ise liglerinin sürdüğünü
anlatan Fatih Terim, Almanya'nın Bielefeld
kentindeki çalışmalarda oyuncularının en üst
seviyeye ulaşacağına inandığını kaydetti.
Sakatlığı bulunan oyunculardan Servet'in
şampiyonaya yetişeceğine inandığını söyleyen
Fatih Terim, ''Benim şahsi kanaatime göre, tabii
ki doktorlar daha dikkatli konuşabilir,
oynayabileceğini düşünüyorum. Ağrı eşiği yüksek,
dirençli bir oyuncu'' dedi.
-HAKAN ŞÜKÜR TERCİHİ-
Fatih Terim, (A) Milli Takım'da uzun süre forma
giyen Hakan Şükür'ü, 2008 Avrupa Şampiyonası
finalleri için kadroda tercih etmemesinin
sorulması üzerine, şunları söyledi:
''1989-1990 yıllarından beri Hakan Şükür'e
formayı seve seve verdim. Hakan Şükür, Türk
futbolunun en önemli golcülerinden biri. İnsan
olarak da sevdiğim ve her platformda savunduğum
bir isim. Bu kez böyle düşündük. Verdiği
hizmetlerin karşılığını biz de göstermeliyiz.
Onun da zamanı var. Şu anda kadromuz böyle. Bu
şekilde takdir ettik.''
-İLK MAÇIN PORTEKİZ'LE OLMASI-
Avrupa Şampiyonası finallerinde aynı grupta yer
aldıkları Portekiz ile ilk maçı da oynayacak
olmalarına değinen Terim, kaybetmedikleri sürece
bunun doğru bir başlangıç olacağını söyledi.
Portekiz'in gücüne vurgu yapan Terim,
''Portekiz, Avrupa Şampiyonası'nın önemli
ekiplerinden biri. Güçlüden başlayarak
gideceğiz. Grubun en önemli takımıyla
oynayacağız. Bize bir avantaj sağlayacağını
umuyorum. Nihayetinde tüm takımlarla
oynayacağız. En güçlü ve dişlisiyle ilk maçta
oynarsak, o tecrübe diğer maçlara pozitif yansır
diye düşünüyorum'' diye konuştu.
-''HERKESİN KENDİ FAVORİ KADROSU VAR''-
(A) Milli Takım aday kadrosunun açıklanmasının
ardından yapılan eleştiriler için, ''Herkesin
kendi favori kadrosu ve sempati duyduğu
oyuncular var. Kimine göre hata olan, kimine
göre doğru. Göreceli bir kavram'' ifadelerini
kullanarak, şöyle devam etti:
''Ben 1993 yılında ilk kez Milli Takım
çalıştırıcısı olduğumda, kadroya almadıklarımın
nedenini tek tek izah etmiştim. O zaman böyle
bir hataya düştüm. 15 yıl sonra artık izah
etmiyorum. Aksi takdirde liste çok uzar ve
haksızlık olur. Ben mevcut oyuncularımın bu
konuyu kendilerine bir hırs silahı olarak
döndüreceklerini düşünüyorum. Ben almadığım
kişileri de savunuyorum, çünkü onlara da ben
forma verdim. Dışarıdakileri alsaydım kadroya,
yine sorun olacaktı. Onun için bizim
seçimlerimiz sahaya çıkıyor. Kimse kimsenin
akrabası değil. Size iyi gelen bana
gelmeyebilir. Biz bir takım seçerken, zaten
tepkilere hazırlıklıyız. Olmalıdır da mantık
çerçevesi içinde. Mevcutlara da haksızlık
yapılmadan olmalıdır. O çocuklar çok yakında
milli formayla ülkeyi temsil etmeye adaylar. Tek
tek izah etmiyorum. Biz artık üzümü yemeye
bakalım.''

-''TÜRKİYE KENDİ OYUNUNU OYNAYACAKTIR''-
Fatih Terim, (A) Milli Takım'ın Avrupa
Şampiyonası'nda kendi oyun sistemini sergilemeyi
sürdüreceğini belirtti.
2004 Avrupa Şampiyonası ve 2006 Dünya Kupası'nı
takip ettiğini anlatan Terim, defans ağırlıklı
oyun kurgularının en üst seviyelerini
gördüklerini dile getirirken, ''Her ülkenin
kendi benimsediği oyun tarzları vardır. Ama
futbolda da bazı şeyler olmazsa olmazdır.
Türkiye, şartlar ne olursa olsun kendi oyun
düzenini, felsefesini ve anlayışını yansıtmaya
çalışacaktır. Her zamanki felsefimizden
vazgeçecek halimiz yok. Devam edeceğiz gibi
geliyor bana'' şeklinde konuştu.
Terim, konuşmasının sonunda Portekiz Milli
Takımı'na ve teknik direktör Luiz Felipe
Scolari'ye başarı dileklerinde bulundu.
-SCOLARİ: ''TÜRK FUTBOLU BREZİLYA'YI
ANDIRIYOR''-
Brezilya Milli Takımı ile Dünya Kupası kaldırma
başarısı gösteren ve Avrupa Şampiyonası'nda
Portekiz'in başında mücadele edecek Luiz Felipe
Scolari, Türk futbolundaki oyun stilinin
Brezilya'yı andırdığını kaydetti.
Avrupa Şampiyonası'nda yer alan tüm takımların
güçlü olduğunu ve favori bir ekip
gösteremeyeceğini söyleyen Scolari, Türkiye için
ise ''Aslında medya bizim bildiğimizden
fazlasını veriyor. Türk futbolu, oyun stiliyle
Brezilya futbolunu andırıyor. Daha iyi
çalışılmış, estetik görünümler var. Sertlik de
az'' dedi.
-''TÜRK MİLLİ TAKIMI'NDAN KORKUYORUM''-
Scolari, Avrupa Şampiyonası'ndaki ilk maçlarını
Türkiye ile yapacak olmalarıyla ilgili
yöneltilen bir soru üzerine, şöyle konuştu:
''Tek tek oyuncu söylemem doğru olmaz. Tüm Türk
Milli Takımı'ndan korkuyorum. Futbol takım
oyunudur. Demek ki 2006'daki problemler çözüldü
ve Avrupa Şampiyonası'ndalar. İlk maçta
alacağımız iyi bir sonucun bizim adımıza güzel
olacağını düşünüyoruz. Güçlü bir ekiple maç
yaparak başlamak her zaman zorluk yaratır. Başka
bir ekibe karşı olsak belki daha rahat
olabilirdik, ama Türkiye şu anda bizi
korkutuyor. Bizim Türkiye'ye saygımız ve
sevgimiz çok büyük.''
Türkiye'de olduğu gibi Portekiz'de kadro
seçimlerinin eleştirilere neden olduğunu ve her
yerde benzer şeylerin yaşandığını anlatan
Brezilyalı teknik adam, ''Kadro tartışmalarının
olmaması mümkün değil. Herkesin favori ilk 11'i
var zaten. Fakat teknik direktör olarak biz bu
görevi icra ettiğimiz için, kadroyu biz
seçeceğiz. Sonuçlara göre yorumlar sonra
yapılır'' ifadelerini kullandı.
Manchester United'da başarılı bir sezon geçiren
Christiano Ronaldo gibi kaliteli bir oyuncuya
sahip olduğu hatırlatılarak, bu oyuncuya
kulübündekine benzer bir serbestlik verip
vermeyeceğinin sorulması üzerine Scolari, ''Önce
Fatih Terim'e sorun bakalım, serbest bırakacak
mı onu'' derken, ''Her ülkenin kendine ait bir
futbol anlayışı vardır. İngiliz mantığında çok
iyi bir oyuncu ve serbestlik tanınıyor. Ama aynı
şeyin Portekiz Milli Takımı'nda olacağı anlamına
gelmez'' diye konuştu.
Ayrıca, Portekizli bir gazetecinin, 2004 Avrupa
Şampiyonası'nda final oynayan Portekiz
takımındaki ruh ile Türk Milli Takımı'ndaki
mevcut ruhu çok benzettiğini belirtmesi üzerine
Scolari, ''Türkiye büyük bir ihtimalle bunu
gösterecek. Tabii ki bizim aleyhimize olan bir
durum. 2004'te takım ruhumuz vardı ve
kenetlenmiştik. Şimdi aynı ruh Fatih Terim'in
arkasında. İşimiz güç olacak'' dedi.
Terim ve Scolari, toplantının ardından birlikte
basın mensuplarına poz verdiler.
Diğer Euro 2008 Haberleri
Teknik
Direktör Bruckner
Teknik
Direktör Jacob
Fatih
Terim
Hodgson
istifa etti!

|